4 Mayıs 2009 Pazartesi

Ne İyi Ettin de Geldin Dünyaya



Ne iyi ettin de geldin dünyaya,Annesinin kurabiye canavarı ,Babasının Toruncuğu,Ablasının ve Eniştesinin herşeyi,Abisinin ve Yengesinin birtanesi,Cey,Cen,Han ve J.Ce nin oyun arkadaşı,Tanı'ın biricik Eşi,TuTu ve AZR nın Kıvırcık Topağı,TüTü ve Ati nin olmayan kız kardeşleri,MeB ve AhM ''nin biricik gelinleri ,kızları Ne iyi ettinde geldin dünyaya.Annem iyi ki Babaannem'in sözünü dinlemiş ,dinlemişte seni doğurmuş.


1982 Mayıs ayının 3'ü akşamı gürül gürül yağmurlar eşliğinde geldin dünyaya.Sen doğana kadar uyumadan beklemiş ,bir süre sonra bekleye bekleye sıkıntı basmıştı beni.Habire sağlık oçağına gidiyor "Daha doğmadı mı" diye soruyordum.Hani Annem diyor ya "kızlardan çok çektim ama oğlum su gibi doğdu" diye ben şahidim sana.Uyku gözlerimden nasıl akıyordu.Ce saatler öncesinden bayılmış uyuyordu.Sabahta okula gidecektim.Bekle ha bekle .En sonunda Babamda dayanamamış sağlık ocağına gitmişti.Allah'tan sağlık ocağı hemen lojmanın yanı başındaydı da rahat rahat gidip geliyorduk.Babam rahattı çünki ebeleri yakından tanıyor onlara güveniyordu.Hem birşey olacak olsa kendisi hemen müdahale edebilirdi.Babamı bilirsin,bazen inanılmaz rahat olabilirdi bazan de inanılmaz derecede titiz.
Sonunda ,ses eve geldi diyemiycem ama o kadar çok yağmur yağıyor ve gök gürlüyordu ki sen geldin.Tam uyumak üzereydim.Babamla annem gelmişti.Şu rahatlığa bak.Normal doğumun nimeti işte bu kardeşim.Doğurursun ve eve gelirsin.Sabah spora bile hemen başlayabilirsin.Harika...Yaradanın insanlara verdiği lütuflar a kadar çok iken bizler nasıl inkar yolunu seçiyoruz .Normal doğum dururken deli gibi neden sezeyanı tercih ediyoruz anlaşılacak gibi değil.

Ufacıktın ,ışıklar kesilmişti gaz laması yanıyordu.Seni koltuğa yatırdı annem .Neden kendi yatağına yatırmadı diye düşünmüştüm.Malum mayıs ama havalar şu an olduğu gibi soğuk -bir türlü baharı göremedik -Soba oturma odası diye kullandığımız yerde yanıyordu.Anadoluda ki bütün lojmanlar aynı tarzdı o dönem çok iyi hatırlıyorum.Ana yaşam odası ve onun etrafında yatak odaları.Dolayısıyle soba bu yaşam alanında yanar,gerekirse kapılar açılarak diğer odalara da sıcaklık gitmesi sağlanırdı.Annem lohusalığını orda geçirdi,sende kah onun yanında kah koltukta yattın.Hani şu 40 seneyi devirmiş ama hala sapa sağlam duran cam mobilyadan olan koltuklar var ya işte onlar senin ilk yatağındı.Annem senin hep sakat olduğunu düşünmüş,biraz zayıf doğmuşsun.Aslında bacakların o kadar uzun ve ayakların o kadar büyükmüş ki sanıyorum Annem o yüzden öyle düşünmüş olmalı.Eminim Babam'ın kafasının etini yemiştir.Bu çocukta birşey var diye.

Babaanem seni ilk gördüğünde hemen bacaklarını incelemişti.Hiç unutmuyorum.Eski kadınlar birbaşka oluyor.Anında senin profilini çizmişti.Uzun boylu olacağını,bacaklarının çok düzgün olacağını gibi şeyleri söylemişti.O bunları söyledikten sonra ben senin altını her değiştirmede bacaklarına dakikalarca bakardım,nerden anladı diye.Aslında bunu bana söylemişti.Babamda bilimsel bir açıklama getirmişti.Kaval kemiğine bakıyordu.Ama ben kadar baksam birşey anlamıyordum.Hatta Cey doğduğunda da bakmıştım,bir de Babam'a sormuştum ama O fazla bir yorum getirmemişti o zaman.Hastalığından sonra daha çok kendi ile ilgilenir olmuştu.Böyle basit sorular veya başkalarının hastalıklarından ziyade kendi ön plana çıkmıştı.Halbu ki nerdeyse 35 sene öncelikli olanlar kendinden gayrı olanlardı.Hayvanlara karşı hassasiyetini son dakikaya kadar sürdürdü.Bir sinek yüzünden Annemle tartışmalarını hiç unutmam.Sonucunda annem sineği öldürecek diye onun tabiri ile -Canım vazosunu -kırmıştı-Sinek bile olsa yaşamaya hakkı vardı Babam' göre .Sonucta rahmetli Babaannemin söyledikleri aynen çıktı.Babaannemi hatırlarsın ömür bir hatun idi.Ne hikayeler anlatırdı.Hafızası korkunç kuvvetliydi.Muhacirlikten,Rus'ların Trabzon'a kadar gelmelerinden ,Ermeni ve Rum komşularının yaptıklarından nasıl bahsederdi.Canlı tarihti.Babaannemdeki bu özellik Büyük Amcam'da da vardı .Allahım yazacak o kadar çok şey var ki.Peki Ya sen gelmden önce olanlar
1981 senesinin sıcak bir Ağustos ayında erkek kardeşimin sünneti nedeni ile gelenler yüzünden evimiz hınca hınc doluydu.Anneannemler,teyzemler,dayımlar ve kuzenler.O kadar insan nerde yatmıştı pek hatırlamıyorum ben .Doğal olarak biz lojmanın bahçesinde oyun peşinde, akşama kadar vaktin nasıl geçtiğini anlamadan yazın o sıcak günlerini geçiriyorduk.Nasıl güzel bir çocukluk anlatamam.Şimdiki çocuklarla kıyaslayınca açıkcası onlar için üzülüyorum.Okul,sınav,kurs üçgeninde zamanları geçerken arada vakit bulabilirseler hobi faaliyetlerine zaman ayırmaya çalışıyorlar.Halbuki eğitim sistemi bu mu olmalı.Vah ülkem vah çocuklarım.Hergeçen gün iyiye gideceği yerde bozulan Ülkem,bozulan Dünyam.

Sünnet bitmiş onca misafir geldiği gibi gitmişti.Annem bir gün kardeşimiz olacağını söylemişti.Benim başımdan aşağı kaynar sular dökülmüş,niye bize sorulmadığını ,niye bizim fikrimizin alınmadığını,belki de bir kardeş istemediğimizi söylemiştim.Annem ise Babaannem'in bir çocukları daha olmasını istediğini-BİR OĞUL HİÇ OĞUL bir tane daha yap demiş.Annem ise ya kız olursa demiş o da olsun evladın kızı erkeği olmaz demiş.Ben 12,erkek kardeşim 10 yaşında idi.Kıskanclık değildi benim ki.Tek nedeni artık büyümüş olmam ve bir aile bireyi olarak benimde fikrimin sorulması gerekliliği idi.Ama öyle olmamış tam anlamıyla bir süpriz olmuştu.İlk şoktan sonra hatırladığım kadarı ile hep kız olacağını ümit etmiştim.Çünki hep kız isimleri düşünüyordum.İkinci şokuda orda yaşadım,Annem kendi Annesinin ismini koymak istiyordu.Bense daha güncel ve modern bir isim olsun istiyordum.Çiçek ve Papatya olsun istiyordum.Ha evet annemin bir alternatifi daha vardı Sedef.Sonuçta Anneannemin isminin koyulmasına karar verildi.Ve sen bütün herşeyinle hayatımıza dahil oldun.
İyi ki varsın
iyi ki doğdun

1 Mayıs 2009 Cuma

Belgesel Tadında Fotoğraflar

2006 senesi Nisan Ayının son günleri,tıpkı bu sene olduğu gibi soğuktu.Cey'e hamileydim,doğuma 5 hafta gibi bir zaman vardı.Evdeki tadilat nedeni ile annemlerde kalıyorduk.Şimdi düşünürken nasıl özlemle andım.Babam o dönem sağlıklı idi.Hersabah kalkılır ,hep beraber kahvaltı yapılır,Babamla Eşim işe gittikten sonra Annemle ben evde kala kalırdık.Orası biraz medeniyetten uzakta,İstanbul'un içinde ama sanki dışında gibi biryerde Boğazköy'deydi.Kitap okumak dışında yapabileceğim fazla birşey yoktu.Arada şezlongumu alıp sitenin yan tarafındaki,ormanın hemen yanı başındaki açıklığa gidip oturuyor İlkbaharın o ilk sıcaklığını hissetmeye çalışıyordum.Inanılacak gibi değil ama ormanla bu kadar yakın olabilmek İstanbul'da pek mümkün değil iken bu bir şanstı bizim için.Orda kaldığımız ilk akşam ,sabaha kadar sürekli öten bir kuş uykumu kaçırmıştı.Sabahleyin Babama söylediğimde bunun Bübül olduğunu söyledi.İnanamamıştım.Site yeni olduğu için ısınma ile ilgili problemleri vardı.Doğalgaz tesisatı vardı ama doğalgaz yoktu onun yerine mutfak gazı türü birşey yakılıyordu kombide ama oda pek yeterli olmuyordu.Onun için her ihtimale karşı soba kurmuştu Babam.Çocukluğumdan yıllar sonra ilk kez evimizde soba yanıyordu.Babam akşam üstü işten geldiği gibi sobayı yakıyor, çıtır çıtır sesi bütün odayı kaplıyordu.Bütün gün güneşte oturmanın verdiği rehavetle bende oracıkta koltukta uyuyakalıyordum.Allahım ne huzur...Babacım şimdi yok ,2007 Ağustosta aramızdan ayrıldığından beri onu çok ama çok özlüyorum.Keşkeler hayatımda bir türlü bitmek bilmiyor.Keşke Babam Cen'i görseydi,keşke Boğazköy'e yapılan duble otobanın bitirilişini görseydi,keşke yanımda olsaydı.Torunları ile oynayabilseydi keşke...

İşte o güneşli günlerden birinde bu ufaklık yanımdaki gazetenin üzerine uzanıp benimle beraber güneşlendi.Burada büyük çıktığına bakmayın.Minicik minicik birşeydi o.İnanılacak gibi değil yanıbaşınızda yaşayan hayata bakın.Renklere,canlılığa.
Fotoğraf çekmekten hoşlanıyor ve bunu hobi maksatlı yapıyorsanız Makinanızı yanınızdan asla ayırmamalısınız.Karşınıza heran ne çıkacağını bilemezsiniz.Tıpkı burada olduğu gibi.


Aşağıdakiler ise geçtiğimiz hafta sonu çektiklerim.Yaşadığınız mekana farklı bir boyuttan bakmak ister misiniz?Farklı bakış acıları ,aynı konunun çok farklı yönlerini görmenizi sağlar.Nasıl bir süpriz ile karşılaşacağınızı bilemezsiniz.







İşte bu ufaklıklar.Herhangi bir yerden alıntı değil.Bahcedeki havuzun misafirleri onlarda.Suyun renginde falan bir düzenleme yok.Yeşil renk suyun kendi rengi.Yaz sonundan beri aynı su havuzda ,onun için yeşermiş olabilir.




TüTü ye Mektub

TüTü'cüm,

Salı gününden beri sana bu mektubu yazmaya çalışıyorum.Ama söylemeye ne hacet şu an bile sabahtan beri girmeye çalıştığım kayıtları ne zor şartlar altında gerçekleştiriyorum bir bilsen.Annem az önce Cen'i yanımdan kaptığı gibi dışarı çıkardı.Ya masanın üstündeler ya altında.Cen küçük iskemlesini kaptığı gibi istediği heryere erişebilecek konuma geldi.Topak ki ne topak.O akşam bir kritik yapamadan kalktınız.Neyse hafta sonu bol bol yaparız artık.

Bu aralar biliyorsun kendimizi yemelere adadık.Annem beni ben Annem'i suçluyorum.Verdiğim 3 kiloyu da nerdeyse aldım.Eyvahlar olsun.Bloglarda ki hanımlar diyete başlamışlar.Yaz geliyor ,birkaç fazlalık vermek gayette iyi olur ,belimi rahatlatır(malum bel fıtığı),moralimi düzeltirdi .
Bu arada o akşam konuşamadık ,gecen hafta doktoro gitmiş,birkaç test yaptırmıştım.Sonucunda gecen sene başgösteren D Vitamini eksikliğinin devam ettiğini üzülerek öğrenmiş bulunuyorum.Doktorumun bu konuda biraz rahat davrandığını düşünerek zira bana attığı mesajda -d vitamini düşüklüğü devam ediyor biraz daha saldırgan olalım-diyen ama ne kullanacağım ,ne kadar kullanacağım konusunda bilgi vermeyen İstanbul'un EN GÜZİDE HASTANELERİNDEN birinde-hani şu sürekli zincir şeklinde hastane açan grup-çalışan doktoruma ne söyleyeceğimi bilemeyerek kendim bu konuya bizzat eğilmeye karar vermiş bulunmaktayım.Sanırım bunun üstesinden Babadan kalma usullerle gelicem ve Bitkilerden yardım alıcam.
O akşam yaptığım Çilekli Tart ve Çikolatalı Pastanın tarifini senin için nihayet yazabildim.Bu arada Papatya Kurabiyenin tarifinede bak bakalım seninki ile aynımı.Tavsiye ederim.Harika

Blog konusu ise;Nez'in geldiği zaman haberiniz olacaktı ama biraz erken oldu.Ehh olsun ne yapalım.Hani bir yemekten bahsetmiştim hatırlıyor musun?İşte o yemekte size kendi yaptığım küçük hediyelerle öğrenecektiniz.Gerçi ne Nez'e nede Tan'a bu konuda birşey söylememiştim.Yani kimseye söylemeyin gibi.Senin burda olman çok iyi olur.Ama ne yalan söyliyim çok zor oluyor ama harika insanlarla tanışıyorsun.Ve bunlar dünyanın herhangi bir köşesinden olabilir.Benim ilk başladığım şubat ayından bugüne blogum ile ilgili düşüncelerim zaman içinde değişti.Burası şu an benim için dijital anlamda bir günlük.Topaklarım için bir kayıt.Hani hepimiz hep tutmak isteyibte bir türlü tutamadığımız veya yarım bıraktığımız günlükler gibi.
Herşeyi ile ben ilgilendim.Gerçek manada tamamıyle bana aitler.Günahları ve sevabları ile.3 Blog,Üçünde de ben ,bana ait yaşam kareleri var.Resimler ,yazılar ve diğer herşey.Resim çekmek ,onları düzenlemek,yazıları yazmak ,gerekirse araştırma yapmak ciddi vakit istiyor.Bilirsin bizim takıntılarımız hiç eksik olmaz.Hergün birşey mutlaka vardır.Yine de değer

Ne Hamarat Anneler var bir bilsen, gündüzü GeCe si ilim yolunda çalışmakla geçen,Sihirli Oklava'sıyla harika tarifler yazan,Gönlünden Geçenleri paylaşanlar,O küçüçük Pecete'sinden ufku geniş bir dünya yazanlar.Daha sayamadığım bir çokları.
Ve gençler Kuklaları ile hayatı anlamaya çalışan,İğnesi ile göz nuru oyalar yapan
Hangisini saysam bilmiyorum.Sen daha birçoklarını bulacaksın.
Belki sırdaşın olacaklar ,belki sen onların sırdaşı ablası olacaksın.
TüTü'cüm
Şimdilik bu kadar o kadar çok yazacak şey var ki.Ama Topaklar artık sınırlarını zorluyorlar.
Pazara görüşmek üzere

PhotoScape de Fotoğraf Düzenlemek

PhotoScape Programını açıp Düzenleyiciye giriyoruz.Sol taraftan istediğimiz dosyadan resmimizi seçip üzerine tıkladığımız zaman çalışmak üzere önümüze geliyor.Aşağıdaki ilk resim ham görüntü.Yapılan işlemler ise;
Resmin altında menüler göreceksiniz HOME-NESNE-KIRP-BÖLGE bunlardan HOME tıklayın
Açılan kısımda FİLTRE ye tıklıyoruz.Burada resminize uygulayabileceğiniz bir sürü secenek var.Benim ilk uyguladığım BÖLGE(ODAKLAMA DIŞI)seceneği oldu.Buraya tıklayıp düzenleme yapacağınız sayfa önünüze geliyor.Ben SİZE yı 68 yaptım.Diğer şıklara dokunmadım.Daha sonra odaklamak istediğim alanı maus yardımı ile belirledim TAMAM butonunu tıklayıp sayfadan çıktım.
Daha sonra yine FİLTRE den FİLM EFEKTLERİNE girip PROVİA ORTA seceneğini işaretledim.
Bundan sonra çerceve yapmaya sıra geldi.Hemen önümde duran menüde FOTO+ÇERÇEVE menüsünden CURL BORDER 06 seçtim.
Sıra fotoğrafın boyutunu küçültmeye geldi.YENİDEN BOYUTL.menüsünden 1024 px seçtim.
Artık sıra imzamızı atmamıza geldi.NESNE seceneğini tıklayıp buradan T şıkkını seçiyoruz.Metin kısmına istediğimiz yazıyı yazıp ,istediğimiz yazı karakterleri ile düzenledikten sonra artık bütün işlemlerimiz bitmiş oluyor.
Ekranın sağ tarafındaki KAYDET butonuna tıklayıp resmimizi kaydetiyoruz.Resmin orjinal hali muhakkak elinizde kalsın.İstediğiniz zaman istediğiniz düzenlemeyi yapabilirsiniz.

Sonuc aşağıdaki gibi oldu.Çok fark göremiyor olabilirsiniz.Resim iyi bir ışıkta ve iyi bir açıyla çekilmişti.Çok fark oluşturacak görsel bir düzenleme yapmadım.Bu arada çiçeğin üzerindeki sineği görebiliyor musunuz?