23 Şubat 2012 Perşembe

Oh Bee

Evet ...nerden başlasam bilmiyorum.Aslında kendimle konuştuğum zaman daha iyi oluyor ya neyse.Klavyenin başına gecip birşeyler yazmaya çalışmak çok farklı benim acımdan çok kısıtlayıcı.Seneler önce düşündüğüm birşey vardı.Çevremdekilere söylediğim ve aaaaaa iyi artık dedikleri.Hani şöyle bir cihaz olsa,ben konuşurken kaydetse ve sonra yolla dediğimde istediğim yere yollasa.Nedersiniz az kaldı değil mi?Nerdeyse buna yakın işlemleri yapan makinalar çıktı. Aslında benim bir android telefona ihtiyacım var.Her nekadar teknolojiden kacsam da o benim peşimi bir türlü bırakmıyor.Hangimizin bırakıyor ki.Bir yandan hayatı kolaylaştırırken bir yandan bizi birer sanal robota dönüştürüyor.Ama benim son dönemdeki bütün planlarım bunların üzerine kurulu.Teknoloji ve sosyal medya...Buna sonra girelim çok derin ve uzun bir süre hep anlatıcam sanırım sana.


Evet sana .....


Bir türlü adını koyamadığım ,2 sene önce yazmaya başladığım amacım ne iken ne olan sana tekrar dönmek ve yarım kalan işimi tamamlayıp devam ettirmek istiyorum.Belki bir gün bir adın bile olabilir.Biliyorsun sen herzaman yanımda idin.Aklımda ,benliğimde hep seninle konuştum ve konuşuyorum ve bu benim çok keyif aldığım birşey.Pranoyakmıyım ?Hayır değil tabiki yalnız değilim .Ama kendimle ,içimde ki o diğer ben ile konuşmak ...Evet bir adın olmalı.


Biliyorsun başlama amacım çocukluk hayalim idi.Hep günlük tutmak istemiş ,zaman zaman tutmuş sonra bırakmış ,sonra yarım kalan onca işten sıkılmış ve bir kış günü birazda "hep bir sökük var hayatında kapat şunları "isyanı ile temizlik amacı ile başlamıştım.Biliyorsun bayağı emek harcadım. Cen ve Cey çok küçüktüler sanki şu an çok büyüklerler ya neyse.Gece saat 3-4 e kadar netin başında blog hazırlamayı öğrenmeye çalışmakla geçmişti.EEE birşeyler çıkmaya başlamıştı ortaya .Bir kafa karışıklığı vardı o dönem halende devem ediyor ya .3 blog oluştu o sürecte.hobimasam da yalnızca homilerim olacaktı,yemekmasam da adından anlaşılacağı üzere yemek ve ona dair şeyler,yaşammasam da ise kısa yazılar o da kendi içinde 3 ana başlıkta seni sevmek,seninle yaşamak ve seni özlemek .Yani anlayacağın dallanıp budaklandı.Birde bunun içine işimi de dahil etmeye kalkınca.OOOFFFF .....4 .blog için ise isim, çalışma masam olacaktı.Bunu uygulamaya sokamadım.Niye ?Biryandan bunların hepsini birleştiriyim diye düşünürken bir yandan da herbirinin ayrı biryerde olması daha düzenli gözüküyordu gözüme .Asıl sorun benim internet altyapısında yeterince bilgi birikimine sahip olmayışımdı.Sonradan anladım ki ben bunların hepsini tek bir çatı altında tek bir site içinde konu başlıkları halinde birleştirmeliydim.Ama bunu halen kendim yapamıyorum.Açıkcası ayıracak zamanım da yok artık.Bu şu anda bekleyecek ,çözülmesi gerekenler listesine alınacak.

Evet bunlarla kafamda cebelleşirken yaşadığım teknik iki problem beni iyiden iyiye sistemden kopardı.Bilgisayarım çöktü ve son 5 senenin tüm kayıtları ile beraber farlı bir boyuta intikal etti ve akabinde fotograf makinam ciddi bir hasar aldı.İnan bana aylarca elimi teknolojik hiç bir ürüne sürmedim.Olan Cen'e oldu çocuğun hiç bir kaydı yok o dönemde .Ve son bombalarda bir takım sağlık problemleri ile oldu.Evet sonuç ;ne yapıyorum ben ,amacın neydi ,ne yapıyorsun bunu bitirmelisin gibi (yazamıyorum kardeş şu an yazamıyorum)........derin bir seslik ...aslında tam değil ya bilgisayarın fanından gelen ses alt katlarda ki makine seslerine karışıyor.


Evet bu bir başkaldırış.Bütün sökükleri dikme günüdür bugün.Yapacağım dediğim ama yapamadığım tüm ne varsa onları sıraya dizme günüdür.Savulan beeee ben geldim...


Hadi şekerim görüşürüz.Sen bu yazdıklarımı bir düşün

Bir anne ,evlat, eş,emekci olan ben ve benim gibi bütün kadınlar dikkatle izleyin a canım ben geldim


Son birşey ,bloglarımda ki tüm fotolar tarafıma aittir.Duyrula ,izinsiz ve kaynak göstermeden kullanılmaya

8 Eylül 2011 Perşembe

bi anlatamadım

Temmuz 2011 Uzungöl-Trabzon



Son 2 seneyi bi anlatamadım gitti yahu.Bir yoğunluk bir telaş içinde kimi zaman ağlayarak kimi zaman gülerek araya bir ameliyat sıkıştırarak , ailede 3 kişiden sonra tarafımda da ortaya çıkan aort anevrizma ile anlaşmaya çalışarak, tuhaf bir raslantılar zincirinde boğuşarak ,çöken bir bilgisayar sonucunda 3 senelik bütün fotolarını ve kayıtlarını kaybeden bir salak olarak 2009 u tamamladıktan sonra birde fotograf makinamın bozulması ile teknolojiden nefret ederek 201o Ekim Ayı itibarı ile aktif çalışma hayatına dönerek bitmek bilmeyen telaşıma birde işi ekleyerek çok ama çok iyi yaptım...ha bir de bu sene büyük kızım artık anaokullu oluyor ayyyyyyy Yardıma ihtiyacım var imdat.



28 Kasım 2010 Pazar

ÇOOOKKK UZUN ZAMAN OLDU

Evet o kadar uzun zaman oldu ki.Ve anlatacak o kadar çok şey var ki. Bu kadar uzun sürede neler neler değişti hayatımda.Hangi düşünceler eklendi ve hangileri değersiz kaldı.Anlatacak çok şey var sana Blogger ,bekle beni emi, Hikayem kaldığı yerden ama çok farklı devam ediyor.:)

YAZDAN KALAN BİR AN.BEDRİ RAHMİ'NİN BALIĞI

6 Kasım 2009 Cuma

Bozcaada'da Gün Batımı

Bu yazın, en ilginç seyahatini Bozcaada'ya yaptık 5 kız.Yaşları 1.5'la 65 arasında değişien bu 5 kız ki bunlar;Annem,Ben,2 kızım ve Annemin teyzesinin kızı,4 gün gibi kısa bir süre kalabildik Ada'da.Kuzenimin eviydi ziyarete gittiğimiz yer ve hepimiz ilk kez gidiyorduk Ada'ya.Şöfer tabi ki ben.Co pilot pamuk elli teyze kızı ve diğer yolcuların bir kısmı ise ,yemek ve ağlamak haricinde pek fazla sorun çıkarmayan kızlarım ve tabiki onların bakımını üstlenen Annem.Muhteşem bir yolculuk oldu.Ve fakat hiç resim çekemedim.Çekebildiklerim ise gelmeden bir gün önce alel acele çektiğim resimler.Aşağıdakiler gibi.

Resimlerin hikayesine gelince;Akşam gün batmak üzere ve bende deli gibi birşeyler çekmeye çalışıyorum ama olduğum yerde manzara yeterli değil.Çarşıya inmeye karar veriyorum.Büyük kızımı hemen arabaya atıp,Annemlerin çık çık sesleri arasında son sürat Merkeze inmeye çalışırken gün batımını kaçıracağımı farkedip,arabadan dışarı attım kendimi.İşte yol kenerında çekilen resimler bu şekilde ortaya çıktı.